29 Eylül 2011 Perşembe

civcivli barca günlüğü-1

Bir gittim bir geldim sonunda vardım Barcelona'ya. Gitmeden önce ne çok koşturduğumu heryerde bağıra bağıra söyledim Ama son güne ne çok şey kalmış meğer, ölüyorum sandım. Gidene kadar arkadaşlarla tekil ve çoğul olarak birçok yerde bir çok kereler buluştum, aile ve hatta sülalemle görüştüm. Bu arada bir cüccük kuzeni everdik. Elinden tutup ilkokula götürdüğüm canım Evşen'im evlendi. Hem de damatla beraber kulakları ağızlarına vara vara :) Yalnız o kına ve düğün kıyafetlerini nasıl bulduğumu bir ben bilirim, ooy oy :)

Peki. Bir girizgah sonrası sıra okulumdan bahsetmeye geldi. Ben okul araştırıken kampüsleri inceledim, yurtları inceledim ve okulumu öyle seçtim. Ama anladım ki okullarının reklamını yeterince yapamamışlar çünkü okulun kampüsü ve yurdum çok daha güzel çıktı. Kampüsüm devasa bir ormanın içinde. Her taraf yemyeşil..Ağaç çiçek ve hayvanlarla dolu. Yerleşim çok düzenli. Bugün arkadaşlara da söylediğim gibi kampüsü gezmelere doyamıyorum. Gerçi tam gezmek değil benimkisi koşturmak. Öğrenci kartıdır, oturma iznidir derken yine nefes alamıyorum. Neysem.. Gelelim öğrenci profiline.. Örnekle açıklayayım, dün uluslararası öğrenciler için bir minik toplantı vardı. Okulu yurdu tanıtıyorlar filan. 10 kişi gibiydik. Gel gör ki farklı ülkelerden gelen bu insanların hepsinin dili İspanyolcaydı ve tek ingilizce konuşan ben olduğumdan sunum benim için ingilizce yapıldı! Şöyle ki, insanlar genelde latin amerikalı. Ha bir de italyanlar vardı ama onlar da ispanyolca konuşuyorlardı ne iş anlamadım! Bu durum benim için bir gaz oldu. Çok afedersiniz oturup eşşek gibi ispanyolca çalışacağım :) Tabi ayrıyeten bu işin Katalanca boyutu da var..

Bir diğer konu ise oda arkadaşım. Kendisi Kolombiyalı küçük şirin bir kız. Hatta bana bugün kendi bayrağından bileklik hediye etti. E ben de nazar boncuğu verdim tabi bu fırsatı kaçırmadım - yes çok banal ;) Oda demişken bu da oda manzaram. En son kazdağlarına gitmiştim bunu görebilmek için, pencereden içeri çam kokusu almak için...

Daha merkeze inemedim desem?? Hayır gerçekten vaktim olmadı ama haftasonu gerçekten dağıtmayı düşünüyorum. Zaten gece otobüsü diye birşey varmış sabbaha kadar çalışıyor kendisi. Bol bol kullanılacaklar listesine aldım. Ha otobüs demişken, kampüste de shuttle yani okulun kendi servisleri var. 3 çeşit rota var sen anla nasıl büyük bir yer! Hatta bugün kampüste kaybolunca anladım boyutunu. Genel olarak okulu 7tepe'ye kendi okuluma çok benzetiyorum.








Oreo yu biliyo musunuz? Bizim negro bisküvisinin az değişik versiyonu-bence çok daha güzeli. Yani sırf bunun için buraya gelebilirmişim. Ve sonunda yapmak istediğim oreo cupcake yapabileceğim, yuppi yuppi !










Chill-out müziği canımdan çok seven ben, bir isim keşfettim :) Gerçi bu şarkısı biraz farklı ama olsun yine de bu müzik bu yazıyı okuyanlara gelsin :) adios!

2 yorum:

Deniz dedi ki...

Ya sen resmen bizi bu günlük olayına alıştırıcaksın.. Ayy Melike çok hoşuma gitti. Biraz önce sanada söylediğim gibi uzaktaki bir arkadaşımdan mektup almış hissine kapıldım v ebu duygu beni çok mutlu etti... Sabırsızlıkla bekliyorum diğer paylaşımlarını..

Deniz dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.